ANASAYFA

HURAFELER

ŞEHİTLERİ UNUTMA

ZİYARETCİLER

AKAİD

ÖZELLİKLERİMİZ

SORULARINIZ

KUR`AN ve TARİH

KAVRAMLAR

KUR`ANİ YAZILAR


   
  Tebyin - KUR`AN-I ANLAMAK KOLAYDIR....
  3- LAIKLIK
 

3- LAİKLİK

104. Laiklik, devletin dinî bir ku­rumun hakimiyetinde olmaması demektir. Bu sebeple laiklik ile te­okrasi bir­birine zıttır.

Kilisenin Tanrı adına hareket et­tiğine inanıldığından kralı, hü­kü­met­leri ve valileri belirlemede ve gö­reve getirmede ki­lise kendini hep yetkili görmüştür[1]. Bugün ki­lise, seçilmiş kişilere yemin ettir­mekle bu yetkisini az da olsa sür­dürmek­tedir. Bu sebeple teokra­siye karşı mücadele kiliseyi devlet­ten uzak­laştırmakla başarılabilmiş­tir. Fransız tarihi bu konuda ve­ril­miş mücadelelerle doludur. Bu ül­kede Kilisesinin devlet üzerindeki ege­menliğini kırma çabaları XIV. yüz­yıla kadar gi­der[2]. Laiklik, gös­terilen bu çaba­lar sonucu ortaya çıkmıştır.

Fransızca'da dinî kuruluşların hakimiyetinden bağımsız bir ku­ruma Laik (laic veya laique) de­nir[3]. Fransa'da dinî kuruluş de­yince akla gelen Katolik Kilisesidir, dolayısıyle bu kilisenin hakimiye­tinde olmayan her kurum laiktir.

 

105. Laiklik mücadelesi dine karşı değil, kiliseye karşı verilmiştir. Nitekim Fransa'da kurucu meclis üyeleri tarafından hazırlanan ve Ağustos 1789'da kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin 10. maddesi dü­şünce özgürlüğünü, 11. mad­desi de ifade özgürlüğünü düzen­li­yordu. Bu bildirge 1791 tarihli Fransız Ayasası'nın başlangıç bö­lümü oldu[4]. Böylece bu anayasa, Katolik Kilisesinin imtiyazlarına son vermeyi ve protestan, yahudi veya dinsiz olanların haklarını, özellikle vicdan hürriyeti adına her çeşit dinî tezahürü eşit görmeyi hedefliyordu[5]. Çünkü teokratik sistemde bir başka din mensu­buna hayat hakkı tanınamazdı. Bu hareket dine karşı olsaydı, başarıl­dıktan sonra din özgürlüğü veril­mez, aksine bu özgürlük tü­müyle ortadan kaldırılırdı.

 

106. 1948'de Birleşmiş Milletler ta­rafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi de düşünce vicdan ve din hürriyeti konusunu karara bağlayarak teok­rasinin önünü iyice kesmeye ça­lıştı. Bu madde de dine değil, ki­li­senin ha­kimiyetine karşıdır. Bu ha­reket, dinin sosyal alandan ve kamu alanından soyutlanmasına yönelik de değildir. Bu zaten dü­şünülemez. Dindar bir kişi, di­ninin emrini bırakarak başka kişilerin emrini ye­rine getiremez. Eğer ye­rine getirmek zorunda kalırsa ya giz­lice ya da açıktan buna karşı koyar. Bu da toplumda huzursuz­luk doğurur. Beyannamenin ilgili 18. maddesi şöyledir:

"Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu herkes için yalnız ya da topluca, gerek kamu önünde ge­rekse özel olarak öğretimle, uygulamalarla, tapın­mayla ya da dinsel yükümlü­lükleri yerine getirerek dinini ya da inan­cını ortaya koymak öz­gürlüğünü de içerir[6].

 

107. Bütün bu durumlara göre la­iklik, devletin dinî kurumların ha­kimiye­tinden bağımsız hale gel­mesi de­mektir. Yani laiklik devletin bir vasfıdır. Nitekim 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 2. maddesi de bunu böyle belir­lemiştir. Madde aynen şöyledir:

 "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk mil­liyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere daya­nan, demokratik, lâik ve sos­yal bir hukuk Devletidir. "

 

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir başka özelliği de insan hak­larına saygılı olmasıdır. Anayasa'nın 24. maddesi her va­tandaşa vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyeti ta­nımıştır. 26. maddeyle de düşün­ceyi açıklama ve yayma hürriyeti ve­rilmiştir.

Konu Kur'an açısından değer­lendirilince, Kur'an'da din özgürlü­ğünün değişmez esaslara bağ­landığı görülür.

Dinin özü imandır. İmanın temeli de kalp ile tasdiktir. Kalp insanın iç dünyasındadır. İnsan bu­rada ala­bildiğine hürdür. Bu sebeple hiçbir inanç insana zorla kabul ettirile­mez. Din hürriyetinin teminatı Kur'an'dır. Allah Teâlâ şöyle buyu­rur :

 

“Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?” (Yunus 10/99)


 

[2]- Büyük Larousse Ansiklopedisi, Laiklik maddesi,

[3]- Büyük Larousse Ansiklopedisi, Laik maddesi

[4]- Büyük Larousse Ansiklopedisi, insan maddesi

[5]- GRIC (Groupe de Rechercehes Islamo- Chretien = İslam Hırıstiyan Araştırmaları Topluluğu), Din ve Devlet, Islamochristana, 12, Roma 1986, s. 49-72' den. Tercüme M. Sait HATİPO⁄LU, İslâmî Araştırmalar Dergisi, C. III, sayı 3, Ankara 1989, s. 102.

[6]- Büyük Lrousse Ans. İnsan maddesi. İst. 1986.

   [1]-TÜMER, KÜÇÜK, a.g.e. s. 256.
 
  Bugün 235 ziyaretçi bizimle..