ANASAYFA

HURAFELER

ŞEHİTLERİ UNUTMA

ZİYARETCİLER

AKAİD

ÖZELLİKLERİMİZ

SORULARINIZ

KUR`AN ve TARİH

KAVRAMLAR

KUR`ANİ YAZILAR


   
  Tebyin - KUR`AN-I ANLAMAK KOLAYDIR....
  Kur'an niçin indirildi?
 
Muhammed Ahmed Abdusselam: Kur'an niçin indirildi?
 
 
Gerçekte bu kitap, senin hayatının ve gücünün kaynağı iken, senin onunla ilişkin ancak ölüm vakti geldiğinde, kolayca vefat edebilmen için üzerine okunan Yâsin sûresi olmaktadır.

26/12/2008
 

Kur’an’ın hakîki gayesini, niçin indirildiğini gölgelendiren, hatta zamanla unutturan birçok davranış ve fiilleri İslâm toplumlarında müşahede etmekteyiz. İşte, Kur’an’ın ölüler için indirilmiş bir kitap olduğu imajını bir anlayış olarak ve İslâm açısından kötü bir zihniyet olarak yerleştiren bir davranış biçimi de bid’at diyebileceğimiz, ‘ölülere Kur’an okuma’ olgusudur.

Zira Kur’an’ın nâzil oluş gayesini lekeleyen ve onun insanın sadece bu hayatta rehberi olması gerektiğini adeta engelleyen her türlü anlayışa ve zihniyete derhal karşı çıkılmalı ve toplumda tamamen kökleşmesi önlenmelidir.

Fesubhanellah! Allah bu Kur’ân’ı niçin indirdi? Muska yapılıp hastalara ve çocuklara asılması için mi? Mezarlıkta ölüler üzerinde okunması ve bu yolla Kur’ân okuyucularının halkın servetini batıl bir şekilde yemeleri için mi? Aciz ve sihire uğramış kişiler suyundan içsinler diye üfürükçüler tarafından kaplara (kağıtlara) yazılması için mi? Caddeleri dolduran tembel ve asalakların, maddî menfaat karşılığında okumaları için mi?

Süs ve bereket maksadıyla, poster şeklinde duvarlara veya güzelliklerin korunması amacıyla kız çocuklarının boyunlarına asılması için mi?

Allah bu kitabı, cami kapılarında oturarak, bir kaç kuruş karşılığında Ayete’l- kürsi, Felâk, Nas sûreleri ile necat ayetlerini bağırmaları için mi indirdi?

Gece kulüplerinde söylenen şarkılar gibi okuyanların şarkı söylercesine okumaları, dinleyenlerin de namelerinden coşmaları için mi?

Yıldız falı, rüya ve istiharelerde başvurulması gereken bir kılavuz kitabı olması için mi?

Düşünmek ve anlamaksızın, sabah akşam papağanlar gibi tekrarlanması için mi?

İlk müslümanlara dünyanın kapılarını açan bu kitap, bugün karanlık bir odada üzerine tozların birikmesi için mi indirildi?

Ey Rabbimiz, sana sığınırız!

Sen yüce Kitabını, bütün bunlar için indirmedin!

Şüphesiz insanların, ayetlerini düşünmeleri ve kendilerine aydınlatıcı bir meşale olması için indirdin!

İnsanları mesajıyla müjdelemek ve uyarmak için indirdin!

Ölülere değil, yaşayanlara ait kitap olması için, müslümanların ferdi ve ictimai yaşantılarında prensip ve sistemlerini edinmeleri için indirdin!

Ey Allahım! Senin bizim için çizdiğin mutluluk yolunu kaybettik ve kaybolduk. Kur’an’ın yolundan ve hedeflerinden yüz çevirmemiz sonucunda, ayrılık ve anarşi belasına düştük, hayatın basit değerleri içinde eridik.

İlâhî kitaplarını inkâr eden geçmiş ümmetin başaramadığı derecede, onun kavram ve hedeflerini değiştirdik. Ölülere okuma karşılığında alınan bir kaç kuruşu geçim vasıtası yapan herhangi bir kimseyi daha önceki topluluklarda görmüyoruz.

Doğru yola girebilmek ümidiyle, tebliğ için bizden söz bekleyen milyonlarca insan kitlesini de kaybettik.

Resulullah (s.a) 14 asır önce, şunu hatırlatarak bizleri uyarmıştı:“Sizlere, tutunduğunuzda sapmayacağınız bir şey bıraktım: Allah’ın Kitabı ve elçisinin sünneti”

Bizden öncekiler, bu uyarıya kulak vererek Kitaba sarıldıkları ve onu yaşam sistemi için bir yöntem, gündelik hayatlarında bir mihenk noktası kıldıkları için, çok kısa zamanda insanlığın lideri ve dünyanın efendisi olmuşlardır.

Evet, Kur’an’ı çokça okuyoruz, ancak bu okuma ses telleriyle okumaktan öte geçememektedir. Bizden evvelkilerin okuduğundan daha fazla okuyoruz; fakat anlamaksızın ve düşünmeksizin!... Bu yüzden seleften bazılarının söylediği, “Nice Kur’an okuyucusu vardır ki, Kur’an onları lanetler” sözü, bizim hakkımızda gerçekleşmiştir. Öyleyse, gafletimizden tevbe etmeliyiz! Hatamızdan dönmeliyiz!

Âlimlerimizin bu tür bid’at ve münkerlerle savaşmaları bir görev değil midir? Bu tür çabalara katılmıyorlarsa bile, bu sahada çalışanların önünü açmaları, onlara lakaplar takmak, dinden çıkmakla itham etmek gibi engellemelere kalkışmamaları gerekmez mi?

Artık, daldığımız bu derin uykudan silkinerek, siyasî, iktisadî, ictimaî ve ailevî problemleri ve tehlikeleriyle bizi kuşatan bu zor asrı anlamaya çalışmalı ve Allah’ın kitabına dayanmalıyız. Onu hayatta takip edilecek bir metod, hayatı bütünüyle kuşatan bir nizam olduğunu düşünerek okumalıyız...

Sen ey müslüman! Kavrayış ve yaşamında Kur’an hikmetini elde etmediğin müddetçe, din simsarlarına ve bilgiyi gizleyenlere esirliğin devam edecek!

Gerçekte bu kitap, senin hayatının ve gücünün kaynağı iken, senin onunla ilişkin ancak ölüm vakti geldiğinde, kolayca vefat edebilmen için üzerine okunan Yâsin sûresi olmaktadır.

Hayret, nasıl oldu da, sana hayat ve kuvvet bağışlaması için indirilen bu Kur’an, şimdi kolayca ve rahatça ölmen için okunmaktadır?!

İşte, İslâm’dan uzak bu öldürücü geleneğe karşı devrim gereklidir!

Şirkleri ile Kur’an öncesi Arapları geçen bu taifeyle uğraşmak gerekmektedir. Bunlar çok kötü bir durumda bulunan ölülere ve çürümüş kemiklere koşmaktadırlar, halbuki onlar cansız değil midir? Allah’ın aşağıdaki ayette nitelediği cahiliye araplarının aksine Allah’a daha çok yaklaştırmaları için bunları dost edinip, kurban keserek, adaklar adıyorlar. Ya da ihtiyaçlarını arzediyorlar: “Gemiye bindiklerinde dini Allaha has kılarak, O’na yalvarırlar. Ama onları karaya ulaştırınca hemen ortak koşarlar.” (Ankebut 65

) Allahın kitabını bırakmaları yüzünden, şirkleri kalplerinde kökleşen vicdanları körelen, düşünme yetenekleri kaybolan bu kabircileri Allah birçok ayette alaya almakta ve böylece onları, yardım istedikleri ölülere bırakmaktadırlar:

“Kıyamet günü kendisine cevap veremeyecek Allah’ın dışındaki kimselere yalvarandan daha sapık kim vardır?” (Ahkaf 5)

“Allah’ın dışında taleplerinizi ilettikleriniz, hiç bir şeye sahip değildirler!” (Hacc 73)

Düşünürlere ve âlimlere sesleniyorum: Gelenek ve göreneğin, bid’at, hurafe ve efsanelerinden dinimizi arındırmamız şarttır!

Kalkınma ve yükselmemizi sağlayacak olan dini anlayışı ıslah meşalesini tutuşturmalıyız...

“Sen ölülere duyuramazsın!” (Rum 52)

“Sen kabirlerde bulunanlara işittirecek değilsin!” (Fâtır 22)

“İnsana ancak çalışmasının karşılığı vardır!” (Necm 39)

“Sizler ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz!” (Yâsîn 54)

“Herkesin kazandığı iyiliğin sevabı kendine, yaptığı fenalığın zararı da yine kendinedir.” (Bakara 286)

 
 
  Bugün 31 ziyaretçi bizimle..