ANASAYFA

HURAFELER

ŞEHİTLERİ UNUTMA

ZİYARETCİLER

AKAİD

ÖZELLİKLERİMİZ

SORULARINIZ

KUR`AN ve TARİH

KAVRAMLAR

KUR`ANİ YAZILAR


   
  Tebyin - KUR`AN-I ANLAMAK KOLAYDIR....
  Müminlerin özellikleri 10
 

 

78- ESTETİK VE SANATA DEĞER VERİRLER :

13-Ona dilediği gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (geniş) leğenler, 
sabit kazanlar 
yaparlardı. "Ey Dâvûd âilesi, şükredin!" kullarımdan şükreden azdır.

14 - (Süleymân'ın) Ölümüne hükmettigimiz zaman, onun öldüğünü, 
ancak değneğini yiyen
bir agaç kurdu gösterdi. 
(Kurdun yemesiyle değnek çürüyüp de ona dayalı duran
Süleymân) 
Yıkılınca
(onun öldüğü anlaşıldı ve) anlaşıldı ki eğer cinler gaybı bilselerdi, o

küçük düşürücü azâb içinde kalmazlardı. [1]

15- Andolsun (Kahtan oğlu, Ya'rub oğlu...) Sebe (oğulların)ın oturdukları 
yerlerde de bir
ibret vardır: (O meskenler) Sağdan, soldan iki bahçe 
(ile çevrili idi. Onlara): "Rabbinizin
rızkından yeyin de O'na şükredin! 
Hoş
(bir) ülke, çok bağışlayan Rab!" (denilmişti).
[34 Sebe 13-15 ]

 

74- "Düşünün ki (Allâh), Âd'dan sonra sizi hükümdarlar yaptı ve yeryüzünde 
sizi
yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar ediniyorsunuz, dağlarını yontup 
evler
yapıyorsunuz, artık Allâh'ın ni'metlerini hatırlayın da yeryüzünde 
bozgunculuk yapıp
karışıklık çıkarmayın. [7 A'raf 74]

 

44- Ona: "Köşke gir!" dendi. Köşkü görünce zemini su sandı ve bacaklarını sıvadı.

(Süleymân) "O, cilâlı, seffaf sırçadandır" dedi. (Kraliçe): "Rabbim, ben kendime

zulmetmişim. (Artık) Süleymân'la beraber âlemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum," dedi.

[27 Neml 44]

 

7 -Sütunlu İrem'e?

8 -Ki ülkeler arasında onun eşi yaratılmamıştı.

9 -Vâdi('l-Kurâ)da kayaları oya(rak evler yapa)n Semûd(kavmin)e?

[89 Fecr 7-9]

 

79- ŞEYTANIN ÜZERLERİNDE  KALICI  TESİRİ  YOKTUR :


201- Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytândan gelen bir vesvese dokunduğu zaman

düşünür, (gerçegi) görürler. [7 A'raf 201]

 

39- (İblis): "Rabbim, dedi, beni azdırmandan ötürü andolsun ki, ben de yer 
yüzünde
onlara (günâhları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.

40 -Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hâriç. (Benim azdırmam, 
onları
etkilemez.)

41- (Allâh) buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur."

42- "Benim hâlis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana 
uyan azgınlar
azdırabilirsin)" [15 Hicr 39-42]

 

98 -Kur'ân, oku(mak iste)diğin zaman kovulmuş şeytândan Allah'a sığın.

99 -Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeytâ)nın bir gücü yoktur.

[16 Nahl 98-99]

 

65- "Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez!" 
vekil
olarak Rabbin yeter. [17 İsra 65]

 

82 -(İblis) Dedi: "Senin izzet ve şerefine and olsun ki, onların tümünü azdıracağım."

83- "Yalnız onlardan ihlâslı kulların(a dokunmayacağım)."

[38 Sad 82-83]

 

80- ARKADAN KONUŞMAZ,  KUSUR ARAMAZLAR :

12 -Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günâhtır. 
Birbirinizin gizli
şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. 
Biriniz, ölmüş
kardeşinin etini yemeği sever mi?  İşte bundan iğrendiniz. O halde 
Allah'tan korkun,
şüphesiz Allâh, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir. [49 Hucurat 12]

 

81- YALANCILIKLA SUÇLANIRLAR :


186- "Sen de bizim gibi bir insansın, biz seni mutlaka yalancılardan sanıyoruz."
[26 Şuara 186]

 

42 - (Ey Muhammed), eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan 
önce Nûh, 'Âd
ve Semûd kavmi de yalanlamıştı.

43 -İbrâhim kavmi ve Lût kavmi de (yalanlamıştı). [22 Hacc 42-43]

 

44 - Sonra biz, elçilerimizi ardı ardına gönderdik. Hangi ümmete elçisi 
geldiyse onlar onu
yalanladılar, biz de onları birbiri ardınca devirdik ve 
hepsini birer efsâne yaptık.
İnanmayan toplum uzak olsun. [23 Mu'minun 44]

 

74-Sonra onun ardından bir çok elçileri kavimlerine gönderdik; onlara; 
belgeler getirdiler. 
(Fakat onlar) önce yalanlamış oldukları şeye bir türlü
 inanmıyorlardı.  İşte haddi aşanların 
kalblerini böyle mühürleriz. [10 Yunus 74]

 

78- Dediler ki: "Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden çeviresin de

yeryüzünde büyüklük yalnız ikinize kalsın diye mi geldin? Biz size inanacak degiliz!" [10 Yunus 78]

 

9- Sizden öncekilerin: Nûh, 'Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra 
gelenlerin
-ki
onları(n sayısını) Allah'tan başka kimse bilmez- haberi size 
gelmedi mi? Elçileri onlara
kanıtlar getirdi de onlar, ellerini ağızlarına koydu 
(öfkelerinden parmaklarını ısırdı)lar
(yahut: peygamberlerin ağızlarını tuttular): 
"Biz sizinle gönderilen mesajı tanımadık ve
biz sizin bizi çağırdığınız şeye 
karşı derin bir kuşku içindeyiz!" dediler.
[14 İbrahim 9]

 

18- "Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. 
Elçiye düşen, yalnız
açıkça duyurmaktıır." [29 Ankebut 18]

 

43- Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir .

Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir. [41 Fussilet 43]

 

82- ALAYA ALINIRLAR :

 

38- Nûh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay

ediyorlardı. "Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay

edecegiz?" dedi. [11 Hud 38 ]

 

11- Onlara hiçbir elçi gelmezdi ki, onunla alay etmesinler. [15 Hicr 11]

 

56- Biz elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. 
İnkâr edenler, hakkı
bâtılla gidermek için mücâdele ediyorlar. (Onlar), 
âyetlerimle ve uyarıldıkları 
şeylerle alay ettiler. [18 Kehf 56]

 

36- Kâfirler seni gördükleri zaman: "Sizin tanrılarınızı diline 
dolayan bu mu?" diye seninle alay ederler. Oysa kendileri Rahmân'ın 
Zikri
(uyarısı)nı kabul etmiyorlar.
[21 Enbiya 36]

 

41- Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, ama 
onlarla alay edenleri, o
alay ettikleri şey kuşatıverdi. [21 Enbiya 41]

 

41- Seni gördükleri zaman, mutlaka seni eğlence konusu yapıyorlar; "Allâh 
bunu mu elçi
göndermiş?" [25 Furkan 41]

 

30 -Yazık şu kullara! Kendilerine gelen her elçi ile mutlaka alay ederlerdi.

[36 Yasin 30]

 

47- Onlara âyetlerimizi getirince onlar o âyetlerle alay edip gülmeğe başladılar.

[43 Zuhruf 47]

 

83- SUÇLU SAYILIRLAR :

 

132 - Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu'cize getirirsen getir, biz sana

inanacak degiliz!" [7 A'raf 132 ]

 

2- İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında 
kendileri için bir
doğruluk kademesi bulundugunu müjdele!" diye 
vahyettigimiz, insanlara tuhaf mı geldi?
Kâfirler: "Bu, apaçık bir büyücüdür." dediler.

[10 Yunus 2]

 

77 -Mûsâ: "Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Büyü müdür bu? Halbuki

büyücüler, iflah olmazlar!" dedi. [10 Yunus 77]

 

6 -Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!"

[15 Hicr 6]

 

101- Andolsun biz Mûsâ'ya açık açık dokuz mu'cize vermiştik. 
İste isrâiloğullarına sor:
Mûsâ onlara gelmiş; Fir'avn ona: 
"Ey Mûsâ, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
[17 İsra 101]

 

63- Dediler ki: "Bunlar iki büyücü, başka bir şey değil. Büyüleriyle sizi yurdunuzdan

çıkarmak ve sizin örnek yolunuzu, (üstün dininizi) gidermek istiyorlar." [20 Taha 63]

 

153- "Dediler: "Sen, iyice büyülenmişlerdensin." [26 Şuara 153]

 

4-Onlara kendilerinden bir uyarıcı (peygamber) gelmesine hayret ettiler de o kâfirler

dediler ki: "Bu yalancı bir sihirbazdır." [38 Sad 4 ]

 

49-Bunun üzerine dediler ki: "Ey büyücü, bizim için Rabbine du'â et, sana verdiği söz

hakkı için (bizi bağışlasın) artık biz yola gelecegiz!" [43 Zuhruf 49]

 

9- Onlardan önce Nûh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu 
yalanladılar ve: "Cinlenmiştir"
dediler. Ve o(na çesitli eziyetler 
yapılarak tebliğden)
menedildi.
[54 Kamer 9]

 

84- BASKI VE ZULÜM GÖRÜRLER:

 

49- (Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten

büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve

ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım!" [26 Şuara 49]

 

116- Dediler: "Ey Nûh, (bu dediğinden) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın."  [26 Suara 116]

 

49 -Allah'a and içerek birbirlerini: "Biz, gece ona ve âilesine baskın yap(ıp onları

öldür)elim sonra velisine: 'Âilesinin öldürülüşünde bulunmadığımızı, bizim doğru

olduğumuzu' söyleyelim" dediler. [27 Neml 49]

 

56 - Kavminin cevabı sadece şöyle demek oldu: "Lût âilesini kentinizden 
çıkarın, çünkü
onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş(!)"[27 Neml 56 ]

 

24 -Kavminin (İbrâhim'e) cevabı, sâdece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu.

Allâh onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

[29 Ankebut 2]

 

18- (Kentliler) Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. 
Eğer bu
işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size 
acı bir azâb dokunur."
[36 Yasin 18]

 

25 -(Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını

öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar. [40 Mü'min 25 ]

 

91- Dediler ki: "Ey Şu'ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz, 
biz seni içimizde
zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka 
taşla
(yarak öldürü)rdük! Senin bizim
yanımızda hiçbir değerin yoktur!" [ 11 Hud 91]



[1]  Hz. Süleymân, cinleri emrinde kullanıyor, Beytu'l-Mukaddes'i yaptırıyordu. Ölümü

yaklaşınca, değneğe dayanarak namaza durdu ve öylece öldü. Cinler onu ayakta

sanıyorlardı. Nihâyet kurt deGneGi çürütünce Süleymân yıkıldı ve cinler Süleymân'ın

öldüğünü anladılar (Envâru't-Tenzîl). Ömer Rıza Dogrul'a göre Süleyman'ın dayandığı

değnek, onun saltanatıdır. Değneğini yiyen kurt da, oğlunun idâresizliği ve zayıflığıdır.

Cinler de kendisinin egemenliğine tâbi' olup buyruğu altında çalısan yabancılardır.

Süleyman'ın ölümünden sonra onun tahtına geçen oğlu Rehoboam, sefâhete ve zevke

daldığından, onun saltanatını kemirdi, çürüttü, sonunda İsrâîl Oğullarına boyun egip

hizmet eden kabîleler, artık onlara boyun eğmediler. Rehoboam'ın elinde sadece bir sıbt

(kabîle kaldı), onbir sıbt elinden çıktı, mülk dagıldı. (Tanrı Buyrugu: 2/676, not: 9, Kitapı

Mukaddes, I. Krallar, s. 352-356)

 

 
  Bugün 33 ziyaretçi bizimle..