ANASAYFA

HURAFELER

ŞEHİTLERİ UNUTMA

ZİYARETCİLER

AKAİD

ÖZELLİKLERİMİZ

SORULARINIZ

KUR`AN ve TARİH

KAVRAMLAR

KUR`ANİ YAZILAR


   
  Tebyin - KUR`AN-I ANLAMAK KOLAYDIR....
  müddessir
 

A- MÜDDESSİR SÛRESİ’NE GİRİŞ

Müddessir sûresi dördüncü sûre olarak Mekke döneminin başlarında inmiştir. Ancak 31–56. âyetler arasındaki bölüm peygamberimizle müşrikler arasında bazı sürtüşmelerin yaşandığı izlenimini vermektedir. Dolayısıyla sûrenin bu bölümünün peygamberimiz tarafından yapılan davetin ilk safhalarında değil de, sürtüşmelerin ortaya çıkmaya başladığı daha sonraki safhalarda indiğini düşündürmektedir.

 

Bundan önceki üç sûrede olduğu gibi, bu sûrede de peygamberimizin eğitimine devam edilmektedir. Eğitime devam edilmekle beraber artık toplumun önüne çıkma zamanının geldiği de ilk kez bu sûrede açıklanmıştır.

 

Sûrenin tahliline girmeden önce, kitabımızın giriş kısmında dile getirdiğimiz bir konuyu hatırlatmakta yarar görüyoruz. Bu konu, Kur’ân'ın Mucizü’l-Beyan [İfade Mucizesi] oluşudur. Bu nedenle, âyetlerin daha iyi anlaşılabilmesi için Kur’ân'ın mucize niteliğindeki edebî sanatlarının bilinmesi gerekmektedir.

 

Mesela bu sûrenin 3. âyetinde, cümlenin tersten de aynen okunabilmesi demek olan “Kalbü’l-Müstevi Cinası” yapılmıştır. Âyetin Arapçası “ربّكفكبّر - Rabbeke fe kebbir”dir. Âyetin yazıya temel olan harfleri ise sırasıyla “R-B-K-F-K-B-R” harfleridir. Bu sıralama ister sağdan ister soldan okunsun, cümle iki halde de “Rabbeke fe kebbir” okunur. Bu, gerçekten olağanüstü bir ifade sanatıdır.

B- SÛRENİN İNİŞ SEBEBİ:

Bir önceki sûrenin tahlilinde de ifade edildiği gibi, kaynak olarak kabul edilen eserler Müddessir ile Müzzemmil sûrelerinin aynı sebeple indirildiğini belirtmektedirler. Bu görüşe göre Darü’n-Nedve üyeleri peygamberimize karşı itham edici kararlar almış, peygamberimiz de bu süreçte çeşitli sıkıntılar yaşamıştır. Belirtmek gerekir ki, sûrelerin genel muhtevası bu görüşü doğrular nitelikte değildir. Sûrelerden ilk anlaşılan, peygamberimizin henüz kimseye bir şey söylemediği, dolayısıyla Darü’n-Nedve üyelerinin henüz risaletten haberdar olmadığı gerçeğidir. Müddessir sûresinin başında “ Kalk! Hemen uyar !” emrinin verilmesi bunu göstermektedir. Dolayısıyla müşrik toplumun ilahi vahiyden haberdar olması ancak bu âyetin gelmesinden sonra gerçekleşmiştir.

İyi tefekkür edilirse, Müddessir sûresinin de kendinden önceki Alak, Kalem ve Müzzemmil sûreleriyle aynı iniş sebebini paylaştığı görülür: Abdullah oğlu Muhammed (sav) hâlâ peygamberliğe hazırlanmaktadır. Toplumun bir peygamberin rehberliğine ihtiyacı vardır ve Abdullah oğlu Muhammed (sav) de bu görev için seçilmiştir, başkaca özel bir sebep yoktur.

 

Furkan sûresinin 32. ve 33. âyetlerinden Kur’ân âyetlerinin özel problemleri çözmeye yönelik olarak geldiğini ve onları çözdüğünü öğrenmekteyiz. Ancak şu da bilinmelidir ki, âyetlerin özel sebeplere dayalı olarak inmesi, hükümlerinin genel olmasına engel değildir.

Bu açıklamalar, âyet ve sûreleri iyi anlamamız ve peygamberimizi uydurma rivâyetlerle üstüne örtülen ipek abadan dışarı çıkarmak için yapılmıştır.

 

C- AYETLERİN MEALİ

4 (74). MÜDDESSİR [ DIŞ GİYSİSİNE BÜRÜNEN] SÛRESİ

RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA.

1- Ey dış giysisine bürünen!
2- Kalk! Hemen uyar!
3- Ve hemen Rabbinin en büyük olduğunu ilân et!
4- Ve hemen giysilerini temizle!
5- Ve hemen pisliği uzaklaştır!
6- Ve çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!
7- Ve yalnız Rabbin için sabret!
8- Çünkü o boruya üflendiğinde,
9- işte o gün, çok zorlu, çok çetin bir gündür.
10- Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir.
11- Benimle, tek olarak yarattığım kişiyi baş başa bırak!
12- Hesapsız bir mal verdim ona.
13- Şahitler olarak oğullar verdim.
14- Alabildiğine imkânlar döşedim onun için.
15- Tüm bunlardan sonra hırs ile Benim daha da arttırmamı istiyor.
16- Hayır… Hayır… Olmaz öyle şey! O bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
17- Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
18- Düşündü ve ölçü koydu.
19- O mahvoldu. Nâsıl bir ölçü koydu!
20- Yine o mahvoldu. Nâsıl bir ölçü koydu!
21- Sonra baktı.
22- Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.
23- Sonra, arkasını döndü ve böbürlendi.
24- Şöyle dedi: “Bu, rivâyet edilerek gelen bir büyüden başka bir şey değil.
25- Bu, beşer sözünden başka bir şey değil.”
26- Onu
[Kur’ân beşer sözüdür diyeni] yakında Sekar'a yaslayacağım.
27- Bilir misin nedir Sekar?
28- O, bırakmaz
[baki kılmaz] ve de terk etmez [yok etmez] .
29- O, beşer
[insan] için fevkalâde levhalar yapandır.
30- Onun
[Sekar'ın] üzerinedir on dokuz.
31- Biz cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki, kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da “Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?” desinler. İşte böyle. Allah dilediğini/
dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, beşer için bir öğüt verici ve düşündürücüden başka şey değildir.
32- Hayır… Hayır… Zannettikleri gibi değil. Ant olsun Ay'a,
33- ant olsun geceye, sırtını döndüğünde;
34- ant olsun sabaha, ağarıp ışıdığında,
35- ki o
[Sekar] gerçekten en büyük [kanıtlardan] biridir.
36- Beşer
[insan] için bir uyarıcı olarak.
37- Sizden, öne geçmek/
ilerlemek veya arkaya kalmak/geride kalmak isteyen için.
38- Her benlik kazancının karşılığında bir rehindir.
39- Sağın yâranı hariç.
40- Bahçelerdedirler. Soruşur dururlar,
41- suçlulardan.
42- “Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?”
43- Dediler ki: “Biz musallînden/destekçilerden
[sosyal yardım yapanlardan, sosyal destek sağlayanlardan] değildik,
44- miskini de yiyeceklendirmiyorduk.
45- Ve dalanlarla birlikte dalar idik.
46- Ve Din Günü'nü yalanlıyorduk.
47- Tartışılmaz ve karşı çıkılmaz olan bize gelene kadar.”
48- Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati.
49- Ne oluyor onlara da öğüt verip düşündüren şeyden yüz çeviriyorlar?
50- Sağa-sola kaçışan yaban eşekleri gibidirler,
51- aslandan ürkmüşlerdir.
52- İçlerinden her kişi, kendisine açılıp saçılmış sayfalar verilsin istiyor.
53- Hayır… Hayır… Öyle şey olmaz! Doğrusu şu ki, âhiretten korkmuyorlar.
54- Hayır… Hayır… İş zannettikleri gibi değil! O
[Kur’ân] bir öğüt verici/düşündürücüdür.
55- Öyleyse dileyen onu düşünür, öğüt alır.
56- Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. O, sakındırmaya ehildir ve affetmeye ehildir.

 
 D- AYETLERİN TAHLİLİ

 
                                                  
يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ

1.      Âyet: “Ey dış giysisine bürünen!”

 

Müzzemmil sûresinde  yâ eyyühe’l-müzzemmil[Ey örtüsüne bürünen] ifadesi kullanılmıştı. Burada ise yâ eyyühe’l müddessir[Ey dış giysisine bürünen] ifadesi kullanılmıştır. Birçok eserde her ikisine de aynı anlam verilmiştir. Oysa iki kelime arasında ince bir anlam farkı vardır. Bu ayrıntı dikkate alınmazsa âyetin mesajı gereği gibi anlaşılamaz.

 

Müzzemmil sözcüğü, elbise, battaniye, çul-çuval gibi gereçlerle genel bir örtünmeyi ifade eder. Müddessir ise sadece çarşıda, pazarda yani toplum içinde giyilebilen bir dış elbiseyle örtünmeyi ifade eder.

 

Müddessir sözcüğünün aslı “ mütedessir” dir. “ desâr” , cüppe, palto, pardösü, kaftan gibi gömleğin üstüne giyilen veya örtülen giyecek demektir.

 

Kur’ân'da var olduğunu söylediğimiz edebî sanatlardan bu âyette kullanılmış olanı, kinaye sanatıdır. Dış elbisesinin giyilmesi, kinaye olarak çarşıya-pazara, işe-güce gitmek için dışarı çıkma hazırlığının yapılmış olması anlamına gelmektedir. Bu kinaye ile artık Abdullah oglu Muhammed’e (sav)  peygamberlik üniformasının giydirildiği ve toplumu uyarmak için göreve hazır olduğu mesajı verilmektedir.

 

Bu hazırlık daha önceki Alak, Kalem ve Müzzemmil sûreleriyle yapılmış, böylelikle vahyin ilanı aşamasına gelinmiştir. Nitekim İkrime, “müddessir” sözcüğünü “müddesser” olarak okumuştur ki, bu da “dış elbisesi giydirilmiş olan” demektir.

Her iki kıraate göre de âyetin mesajı, “Ey peygamberlik elbisesini giyinen! Ey peygamberlik üniformasını giyinmiş, teçhizatını kuşanmış olan Muhammed! olmaktadır.

                                                                                                     DEVAMI»»

 
  Bugün 295 ziyaretçi bizimle..