E- 19 MUCİZESİ
İnsanlık, pozitif bilimlerde ileri sürülen kuramları ancak bütün bilimlerin ortak dili olarak kabul edilen ve Galile'nin deyimi ile “Allah'ın evreni yaratmakta kullandığı dil olan matematik” ile ispatlanmaları halinde bilimsel olarak kabul etmektedir. Gerçekten de evrende var olan her şeyin tarifi ve anlaşılmasındaki değişmez ölçü, matematiktir.
Bu gerçek, insanları Allah'ın evrende yarattığı tüm varlıklarda gözlenebilen matematik özellikleri Kur’ân'da da aramaya sevk etmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda şaşırtıcı matematiksel özellikler, uyumlar ve ilişkiler ortaya çıkmıştır.
- Ayların sayısının 12 olduğunu bildiren Kur’ân’da “ay” anlamına gelen “şehr” kelimesi de 12 defa tekrarlanmaktadır.
- Dünya etrafındaki eliptik turunu 27 günde tamamlayan Ay, Arapçadaki karşılığı olan “kamer” ismiyle Kur’ân’da tam 27 defa geçmektedir.
- “Gün” anlamına gelen “yevm” kelimesi Kur’ân’da 365 defa, “günler” anlamına gelen “yevmeyn” ve “eyyam” kelimeleri ise 30 defa tekrarlanmaktadır. Bu sayılar, Dünya'nın Güneş etrafındaki bir turunda geçen 365,25 gün sayısına ve Ay takvimindeki bir aya karşılık gelen 29,53 gün sayısının yuvarlanmış hâline eşittir.
- Sıcak-soğuk, dünya-âhiret, ümit-korku, sıkıntı-huzur, adalet-zulüm, yarar-zarar gibi bazı zıt anlamlı kelimeler de Kur’ân'da eşit sayılarda tekrarlanmıştır.
- “Yıl” anlamına gelen “sene” kelimesi, Kur’ân’da tekil haliyle 7, çoğul hâliyle 12 kez olmak üzere toplam 19 defa tekrarlanmıştır. Bu rakam, Güneş, Dünya ve Ay'ın aynı hizaya geldiği ve “Meton Devri” ya da “Ay Çevrimi” adı verilen bir dönemdeki yıl sayısı olan 19'a eşittir. 19 yıllık bu dönemde, ay takvimine göre 355 gün süren 7 artık yıl ve 354 gün süren 12 tam yıl vardır.
- Bunlara ilâve olarak Kur’ân'da Güneş ve Ay'ın aynı âyette zikredildiği âyet sayısı da 19'dur.
Bilgisayar yardımıyla yapılan bu tarz araştırmalar, Kur’ân tarafından dikkat çekilen 19 sayısı üzerinde de yoğunlaştırılmış, Kur’ân'da geçen harf ve kelimelerin tekrarlanma sayıları ile bu kelimelerin “ebced” denilen sayısal değerleri arasındaki ilişki üzerine 19 rakamına dayalı pek çok örnek tespit edilmiştir. Burada hemen belirtmek gerekir ki, Kur’ân'ın indiği dönemde Araplar sayıları rakamlarla değil, harflerle ifade etmekte idiler.
Ebced denilen bu sistemde her harf bir rakamı temsil etmekte idi. Bu sayı sisteminin daha sonraki dönemlerde büyücülük ve muskacılık yapan sahtekârların yaptıklarıyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
19 sayısıyla ilgili olarak ortaya çıkarılan bazı tespitlerin dökümü, “sekar”, “19” ve “bilgisayar” kavramlarıyla ilgili öngörülerimizin daha iyi anlaşılması bakımından yararlı olacaktır:
Bu matematiksel ilginçliklerden en dikkat çekeni, Besmelenin 19 harften meydana gelmiş olmasıdır.
Ayrıca Besmeleyi oluşturan dört temel kelime de Kur’ân'da 19’ar veya katları kadar tekrar edilmektedir. [İsim19 defa; Allah 2.698 defa; Rahmân 57 defa; Rahîm114 defa.]
Diğer taraftan Allah'ın Kur’ân'da geçen 123 isminden sadece dört tanesinin sayısal değeri 19 ve katlarından oluşmaktadır ve bu değerler Besmelenin dört kelimesinin tekrar sayılarına eşittir. [Vahid 19 defa; Zu’l-Fadli’l-Azîm 2698 defa; Mecid 57 defa; Cami’1 14 defa] Burada 19'un katları olan sayıların toplamı da 19'un katıdır. Yani;
· İsim 19'un 1 katı
· Allah 19'un 142 katı
· Rahmân 19'un 3 katı
· Rahîm 19'un 6 katı
Toplam 19'un 152 katı (19 x 
Besmeleyi oluşturan kelimeler ve bu kelimelerin sayısal değerleri şöyledir:
|
Kelime No:
|
Kelimelerin Harfleri
|
Harf Sayısı
|
Sayısal Değerleri
|
Toplam
|
|
1
|
Be, Sin, Mim
|
3
|
2.60.40
|
102
|
|
2
|
Elif, Lâm, Lâm, He
|
4
|
1.30.30.5
|
66
|
|
3
|
Elif, Lâm, Re, Ha, Mim, Nun
|
6
|
1.30.200.8.40.50
|
329
|
|
4
|
Elif, Lâm, Re,Ha,Ye,Mim
|
6
|
1.30.200.8.10.40
|
289
|
|
|
TOPLAM
|
19
|
|
786
|
Bu tablodan hareket edildiğinde şu matematiksel sonuçlara ulaşılmaktadır;
- Yukarıdaki her kelimenin sıra numarasından sonra aynı kelimedeki harflerin sayısı peş peşe yazılarak elde edilen 8 rakamlı sayı 19'un tam katıdır: 1 3 2 4 3 6 4 6 = 19 x 36.686
- Sıra numaralarından sonra aynı kelimelerin harf sayıları değil de toplam sayısal değerleri yazılarak elde edilen 15 rakamlı sayı da 19'un tam katıdır: 1 102 2 66 3 329 4 289 = 19 x 5 801 401 752 331
- Sıra numaralarından sonra kelimelerin toplam sayısal değerleri değil de her harfin ayrı ayrı sayısal değeri yazıldığında elde edilecek 37 rakamlı sayı da yine 19'un tam katıdır:1 2 60 40 2 1 30 30 5 3 1 30 200 8 40 50 4 1 30 200 8 10 40 = 19 x …
- Birinci örnekte kullanılan her kelimenin harf sayısı yerine, o kelimeye kadar olan harflerin toplam sayısı yazılırsa elde edilecek 10 rakamlı sayı da 19'un tam katıdır:1 3 2 7 3 13 4 19 = 19 x 69858601
- İkinci örnekte kullanılan her kelimenin sayısal değeri yerine, o kelimeye kadar olan kelimelerin toplam sayısal değerleri yazılırsa elde edilecek 19 rakamlı sayı da 19'un tam katıdır:1 102 2 168 3 497 4 786 = 19 x 58.011.412.367.094
Bu örneklere beş değişik alternatifli örnek daha eklemek mümkündür. Ancak bu kadar örneğin konunun anlaşılması için yeterli olduğunu düşünüyoruz.
Dikkat edilirse yukarıdaki örnekler sadece Besmele ile ilgili örneklerdir. Fatiha sûresinde de insanı şaşırtan buna benzer matematiksel özellikler vardır. Daha pek çok hususta 19 ile ilgili araştırmalar yapılmakta ve ortaya ilginç bulgular çıkarılmaktadır. Huruf-u Mukattaa [Kısaltılmış Harfler] ile başlayan sûrelerdeki harf sayılarına dayanan 19'lu sistem bunlardan biridir. 19’lu sistem, aynı harflerle başlayan sûreleri hem ayrı ayrı gruplar halinde kendi aralarında, hem de bir bütün olarak birbirlerine âdeta kenetlemiştir.
Özetlersek, Bakara sûresinin 23,24; Yunus sûresinin 38; Hud sûresinin 13; İsra sûresinin 88 ve Tur sûresinin 33 34. âyetlerindeki “Kur’ân'ın bir tek sûresinin bile asla benzerinin meydana getirilemeyeceği” hakkındaki iddia, 19 mucizesi ile kimsenin itiraz edemeyeceği matematiksel bir ispata dönüşmüştür. Böylece Hicr sûresinin 9. âyetinde verilen “Kur’ân'ın korunduğu” hakkındaki ilahi teminatın mahiyeti de anlaşılmış olmaktadır. Buna göre Kur’ân matematiksel bir sisteme sahiptir ve en ufak bir tahrif girişimi bile sistemi bozmakta, bu nedenle de derhal fark edilmektedir. Bilgisayar yardımıyla bile olsa sistemin bir insan tarafından plânlanması mümkün olmadığı gibi, girişilebilecek herhangi bir tahrif işlemiyle yeni ve sahte bir sistemin kurulması da imkânsızdır.
Matematik bilimcileri, Kur’ân'ın kelime yapıları, harf sayıları ve harf gruplarından yola çıkarak Kur’ân’da 19 mucizesine benzeyen birçok olağanüstü yapılar ve kurgular tespit etmişlerdir. Bu tespitler, geçmişteki “Hurufîlik” ve “Batınîlik” ekollerinin bu meseleye yaklaşımlarından farklıdır. Bilindiği gibi Hurufiler ve Batıniler, âyetlerin gerçek anlamından uzaklaşıp âyetlerden kendi sistemlerine göre anlam çıkarmaya uğraşırlar; âyetlerin zahiri/açık anlamlarına itibar etmezler.
DEVAMI»»